Yeryüzü
Dağların kökleri, karışmayan denizler, yağmur, rüzgarlar ve yeryüzünün yapısı.

Dünya'nın yuvarlaklığı
Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örter" olarak tercüme edilen Arapça kelime "yukevviru"dur.
Zümer Suresi, 5Dünya'nın dönüş yolu
Neml Suresi'ndeki ayette Dünya'nın sadece döndüğü değil, dönüş yönü de vurgulanmaktadır. 3.500-4.000 metre yükseklikteki ana bulut kümelerinin hareket yönü daima batıdan doğuya doğrudur.
Neml Suresi, 88
Dünya'nın geoit şekli
Yukarıdaki ayette "serip döşedi" olarak çevrilen "deha" kelimesi, yaymak anlamına gelen "dahv" kelime kökündendir. Dahv kelimesi, döşemek, düzeltmek anlamlarına gelse de, taşıdığı anlam bakımından basit bir döşeme fiili değildir.
Naziat Suresi, 30
Yeryüzünün katmanları
Kuran'da yeryüzü ile ilgili verilen bilgilerden biri, yeryüzünün, yedi kat olan gökyüzüne benzerliğidir:
Talak Suresi, 12
Yeryüzünün ağırlıklarını dışa atması
Arapçada "zilzal" kelimesi deprem, sarsıntı; "eskaleha" kelimesi ise "ağırlıklarını, ağır yüklerini" anlamlarına gelmektedir.
Zilzal Suresi, 1-4
1855Dağlar — yeryüzünün kazıkları
Kuran’da dağların “kazık” olarak yaratıldığı ve yeryüzünü sarsıntıdan koruduğu bildirilir. Modern jeoloji, dağların yerin derinliklerine uzanan kökleri olduğunu keşfetti.
Nebe Suresi, 6-7
Dağların hareket etmesi
Bir ayette dağların göründükleri gibi sabit olmadıkları, sürekli hareket halinde bulundukları şöyle bildirilmektedir:
Neml Suresi, 88
Güneş'in doğuşu ve batışındakı noktalar
Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi doğu ve batı kelimeleri çoğul olarak kullanılmışlardır. Örneğin ilk ayette kullanılan "meşarik" kelimesi doğu için, "megarib" kelimesi de batı için ikiden fazla olduklarını ifade eden çoğul…
Mearic Suresi, 40
Karaların çevresinden eksilmesi
Dünya Güneş'ten gelen proton, elektron ve alfa parçacıklarının akınıyla bombardımana uğrar. Bu solar rüzgarlar (Güneş rüzgarları) atmosferi Dünya'dan ayıracak kadar güçlüdür.
Rad Suresi, 41
Yarılan yeryüzü
Yukarıdaki ayette geçen Arapça "sad'a" kelimesi Türkçede "çatlama, yarılma, ayrılma" anlamlarına gelmektedir.
Tarık Suresi, 11-12
Petrolün oluşumu
Bilindiği gibi petrol, denizlerdeki bitki ve hayvanların çürüdükten sonraki kalıntılarından oluşur. Bu kalıntılar deniz yatağında milyonlarca yıl boyunca çürüdükten sonra, geriye yalnızca yağlı maddeler kalır.
Ala Suresi, 1-5
Bulutların ağırlığı
Bulutların ağırlığı çok şaşırtıcı rakamlara ulaşmaktadır. Örneğin, kümülonimbüs türü fırtına bulutunda, 300.000 ton ağırlığa ulaşan miktarlarda su toplanmaktadır.
Araf Suresi, 57
Yağmurdaki ölçü
Kuran'da yağmur hakkında verilen bir diğer bilgi ise, yağmurun belli bir ölçü ile indirildiğidir. Zuhruf Suresi'nde şöyle buyurulur:
Zuhruf Suresi, 11
Yağmurun oluşumu
Yağmurun nasıl oluştuğu uzun süre insanlar için bir sırdı. Ancak hava radarlarının keşfedilmesinden sonra, yağmurun hangi evrelerden geçerek oluştuğu kesinlik kazandı.
Rum Suresi, 48Toprağın tıtreşip kabarması
Yukarıdaki ayette "titreşir" olarak çevrilen kelimenin Arapçası "ihtezzet"tir ve bu kelime "harekete geçmek, canlanmak, titreşmek, kıpırdamak, kımıldamak, bitkinin harekete geçmesi ve uzaması" anlamlarına gelir.
Hac Suresi, 5
Ölü bir beldeyi canlandıran yağmurlar
Kuran'da, yağmurun "ölü bir beldeyi diriltme" işlevine birçok ayette dikkat çekilir:
Furkan Suresi, 48-49
Dolu yağışı, şimşek ve gök gürültüsünün oluşumu
Yukarıdaki ayette, şimşeğin doluyla olan ilgisine dikkat çekilmektedir. Dolunun, şimşeğin oluşumundaki etkisi araştırıldığında, ayette önemli bir meteorolojik gerçeğe işaret edildiği görülecektir.
Nur Suresi, 43
1946Aşılayıcı rüzgarlar
Hicr Suresi’nde rüzgarların “aşılayıcılar” olarak gönderildiği ve ardından gökten su indirildiği bildirilir. Modern meteoroloji, rüzgarların yağmur oluşumunda tam da bu rolü oynadığını gösterdi.
Hicr Suresi, 22
Rüzgarın oluşumundaki düzen
Rüzgar, farklı ısı merkezleri arasında oluşan hava akımıdır. Atmosferdeki farklı ısılar, farklı hava basınçları oluşturduğundan, hava sürekli olarak yüksek basınçtan alçak basınca doğru akar.
Casiye Suresi, 5
1962Birbirine karışmayan denizler
Rahman Suresi’nde birbirine kavuşan, ancak aralarındaki engel nedeniyle karışmayan iki denizden bahsedilir. Okyanus bilimciler bu gerçeği çok yakın bir geçmişte keşfettiler.
Rahman Suresi, 19-20
1900Denizlerdeki karanlık ve iç dalgalar
Nur Suresi’nde engin bir denizdeki “üst üste karanlıklar”, dalga üstünde dalga tarif edilir. Bugün biliyoruz ki 200 metreden derinde neredeyse hiç ışık yoktur ve okyanusun içinde görünmeyen iç dalgalar vardır.
Nur Suresi, 40
Fosılleşme ve demir içeriği
Yukarıdaki ayetlerde, insanların ölü bedenlerinin taşlaşmasına ve demire dönüşmesine işaret edilmektedir. Canlı dokusu milyonlarca yıl boyunca korunamaz.
İsra Suresi, 49-51
Dağlardaki radyo alıcıları
Yukarıdaki ayette dağların "yankıyla ses vermesi" ifadesi, radyoların çalışma sistemine bir işaret olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Bunun için radyoların çalışma sistemini kısaca şöyle özetleyebiliriz:
Sebe Suresi, 10
Yayılan yeryüzü
Yukarıdaki ayette "yayıp uzatan" olarak çevrilen Arapça "medde elarda" ifadesi, "kaplattı, yaydı, esnetti, çekip uzattı, sündürdü, genişletti, açtı, döşedi" gibi anlamlara gelmektedir.
Rad Suresi, 3
Güneş doğarken kutuplarda ozon tabakası
Kehf Suresi'nin 90. ayetinde geçen "sitran" kelimesi, "örtü, siper, perde, paravan" anlamlarına gelmektedir.
Kehf Suresi, 90